![]() Posted by Emre Metilli in on 5th 10 2026
BU OK HEP UÇACAK!“BU OK HEP UÇACAK!” İrem DENİZ SAYGIN 1996 yılında İstanbul’da doğdu. İlköğretim, ortaöğretim, lise ve üniversite eğitimini yine İstanbul’da tamamladı. 2020 yılında Yeditepe Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünden mezun oldu. Uluslararası Lojistik sektöründe, Operasyon Sorumlusu olarak görev almaktadır. 2014 yılında Tirendaz ile tanıştı ve o tarihten bu yana Geleneksel Türk Okçuluğu ile ilgilenmektedir. Evlidir. 5. Kapadokya Geleneksel Okçuluk Festivali Kapadokya… Birden fazla dile, dine, kültüre ve medeniyete ev sahipliği yapmış, her köşesinde ayrı bir hikâye saklayan eşsiz bir coğrafya. Adının Eski Persçedeki “Katpatuka” kelimesinden geldiği ve yaygın olarak “Güzel Atlar Ülkesi” anlamını taşıdığı kabul edilir. Ancak Kapadokya’yı yalnızca kelimelerle anlatmak mümkün değildir. Peribacaları, vadileri, kaleleri, gün doğumunda gökyüzünü dolduran balonları ve insanın kendisini tarihin içinde hissetmesini sağlayan atmosferiyle her ziyaretçisine farklı bir hikâye bırakır. Bu yıl o hikâyelerden birinin parçası olmak için Kapadokya’daydık. Tirendaz’ın kardeş kulübü Gökbörü Geleneksel Spor Kulübü tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Kapadokya Geleneksel Okçuluk Festivali’nde, Tirendâz ekibi üyeleri Harun Deniz, Kerem Ağacıkoğlu,Yuşa Yenice, Hilâl Can, Cansu Önder, Cem Akdemir, Vedat Uygar Yazanoğlu, Enes Küçükoğlu ve İrem Deniz Saygın (destek kuvvet) olarak biz de yerimizi aldık. Gökbörü’nün hikâyesinde Tirendaz’ın da ayrı bir yeri var. Daimi Tirendaz üyemiz Ferhat Yöndemli, üniversite yıllarında İstanbul’a gelerek hocamız Murat Özveri ile tanışmış ve Tirendâz’da geleneksel okçuluk eğitimine başlamış. Üniversiteden mezun olduktan sonra memleketi Nevşehir’e dönen Ferhat, Tirendâz’da edindiği bilgi, eğitim ve ruhu memleketinde yaşatmaya devam etmek amacıyla kardeşi Fethi Yöndemli ile birlikte Gökbörü Geleneksel Spor Kulübü’nü kurmuş. Tirendaz’da eğitim almaya başladığı yıllardan Ferhat Yöndemli Kurulduğu günden bu yana Gökbörü, yalnızca geleneksel okçuluğu yaşatmakla kalmayıp, harikûlade teorik ve pratik eğitimleriyle bu kültüre gönül vermiş pek çok kabzadaş yetiştirmeye devam ediyor. Gökbörü Geleneksel Spor Kulübü kurucuları ve hocaları Ferhat Yöndemli ve Fethi Yöndemli, Tirendâz ekibi üyeleri ve hocaları Harun Deniz ve Kerem Ağacıkoğlu Gökbörü ve Tirendâz ekibi bir arada Bu yıl beşincisi düzenlenen festival, Gökbörü ailesinin kıymetli üyelerinden merhum İbrahim İnan’ın anısına gerçekleştirildi. İbrahim, genç yaşta amansız bir hastalık nedeniyle aramızdan ayrılan, geleneksel okçuluğa gönülden bağlı, okçuluk aşığı bir gençti. Gökbörü ailesinin bir parçası olan İbrahim’i ve onunla paylaşılan anıları yaşatmak isteyen kabzadaşları, bu yılki yarışmayı onun adına düzenlediler. İbrahim’in bir zamanlar söylediği ve hafızalarımıza kazınan bir cümle vardı: “Bu Ok Hep Uçacak!” Biz de bu sözün anlamını yüreğimizde taşıyarak, bütün kabzadaşlar olarak oklarımızı İbrahim için attık. Ve belki de bu yüzden, bu festival bizim için yalnızca bir yarışma değildi. Her atışta bir dostu, her hedefte bir hatırayı, her uçan oktaysa İbrahim’in yarım kalan hikâyesini taşıdık. Uçhisar Kalesi’nin eteklerinde, Kapadokya’nın eşsiz vadilerinden birinde gerçekleştirilen yarışma; yalnızca okçular için değil, izleyenler ve bölgeyi ziyaret edenler için de unutulmaz bir seyir keyfi sundu. Yarışma öncesinde Gökbörü ekibi, şehir dışından gelen katılımcı ve misafirlerin konaklamalarını kolaylaştırmak için anlaşmalı otellerin yanı sıra Göreme bölgesinde kamp yapılabilecek alanların bilgilerini de paylaştı. Tirendaz ekibi olarak biz de ikiye ayrıldık. Bir kısmımız Göreme’deki kamp alanında çadırlarını kurarken, bir kısmımız Uçhisar bölgesindeki otellerde konakladı. Bu nedenle yarışmadan bir gün önce akşam saatlerinde, hem dostlarımızla buluşmak hem de festivalin başlangıcı sayılan “gece atışına” katılmak için kamp alanındaki yerimizi aldık. Kamp alanı, Göreme’de Kapadokya’nın neredeyse tamamını ayaklarınızın altına seren bir tepede kurulmuştu. Konumu öylesine güzeldi ki, akşam gün batımını izlemek kadar sabahın erken saatlerinde gökyüzünü dolduran sıcak hava balonlarını seyretmek de ayrı bir keyifti. Göreme kamp alanında günbatımı ve bir kısım Tirendaz okçuları Birçok şehirden ve kulüpten gelen okçuların çadırlarıyla dolan kamp alanı, gün batımının muhteşem manzarasıyla bambaşka bir atmosfere büründü. Akşam olduğunda ise Gökbörü ailesinin değerli üyelerinden, sevgili ağabeyimiz ve dostumuz Serdar Genç’in ellerinden çıkan şahane yemekler soframızı süsledi. Sofra etrafında sohbetler uzadı, kahkahalar yükseldi. Bir yandan yemeklerimizi yerken bir yandan da farklı enstrümanlar çalan arkadaşlarımızın müzik ziyafetini dinledik. O akşam, okçuluğun yalnızca bir spor değil; dostlukları, sohbetleri ve ortak bir kültürü de beraberinde getiren büyük bir aile olduğunu bir kez daha hissettik. Ancak gecenin asıl heyecanı henüz başlamamıştı.Teçhizatlarımızı hazırlayıp kamp alanının biraz ilerisindeki gece atışı parkuruna doğru yola koyulduk. Gece atışı, festivalin en heyecan verici bölümlerinden biriydi. Mesafesi belli olmayan ve etrafı neon ışıklarla aydınlatılmış hedefe sırayla atışlarımızı yaptık. Hedefin merkezine en yakın oku gönderen kişi, gece atışının galibi oldu. Karanlığın içinde uçan oklar, Kapadokya’nın kendine özgü atmosferiyle birleşince ortaya oldukça etkileyici bir manzara çıktı. Gece atışının sona ermesiyle birlikte herkes ertesi günkü parkur yarışmasına hazırlanmaya başladı. Kamp alanında kalan okçular çadırlarına dönerken, otelde konaklayanlar da dinlenmek üzere yola koyuldu. Çünkü ertesi sabah bizi uzun ve zorlu bir parkur bekliyordu. Pazar sabahı erken saatlerde gerçekleştirilen küçük bir törenin ardından parkur yarışması başladı. Uçhisar Kalesi manzaralı yarışma başlangıcı töreni ve Nevşehir JAKEM Komutanlığı Atlı Birliği Uçhisar Kalesi’nin vadisinde kurulan parkur toplam 21 hedeften oluşuyordu. Parkurda 3D hayvan hedeflerinin yanı sıra muharebede şartlarını temsil eden hedefler ile atlı okçuluk hedefleri ve disiplinleri de yer alıyordu. Yarışmanın bir parkurundaki, Fethi Yöndemli’nin elleriyle hazırladığı yılan hedefleri Atlı Okçuluk disiplini ve at üstünde Tirendâz Kerem Ağacıkoğlu Parkur yarışması 1.grup okçuları ve Kapadokya’ya özgü hazırlanmış balon hedefi Güvenliğin ön planda tutulduğu parkur, teknik açıdan olduğu kadar görsel açıdan da son derece etkileyiciydi. Fakat parkuru özel kılan yalnızca hedefler değildi. Yarışmanın gerçekleştirildiği vadi, bütün okçuları ve misafirleri adeta büyüledi. Kapadokya’nın doğal güzellikleri ile geleneksel okçuluğun birleştiği bu manzara, yarışmayı sıradan bir müsabakanın çok ötesine taşıdı. Peribacaları manzarası eşliğinde 3D ayı hedefine atış yapan Tirendâz ekibi üyesi ve hocası Harun Deniz Tirendâz ekibi olarak bizi ayrıca gururlandıran bir başka konu da Gökbörü Geleneksel Okçuluk Kulübü Başkanı Fethi Yöndemli’nin, parkurdaki bütün hedefleri kendi elleri ve ekibinin emeğiyle hazırlamış olmasıydı. Aylar boyunca büyük bir özenle, emek emek hazırlanan hedeflerin her birinde ayrı bir işçilik ve düşünce vardı. 21 hedeflik parkuru yaklaşık 7 saatte tamamladık. Yorgunduk ama mutluyduk. Her hedefin ardından yaşanan heyecan, dostlarla yapılan kısa sohbetler, vadinin eşsiz manzarası ve birlikte geçirilen saatler, günün yorgunluğunu fazlasıyla unutturuyordu. Parkurun tamamlanmasının ardından dereceye giren yarışmacıların ödüllendirileceği törene geçildi. Normalde bu tür organizasyonlarda ödül törenleri uzun sürebilir. Ancak Gökbörü ailesi ve Uçhisar Belediyesi, şehir dışından gelen katılımcıların dönüş yolculuklarını ve gün boyu süren yarışmanın ardından oluşan yorgunluğu göz önünde bulundurarak töreni mümkün olduğunca kısa tuttu. Bu küçük ama anlamlı incelik, organizasyonun her aşamasında hissettiğimiz misafirperverliğin güzel bir örneğiydi. Gökbörü ailesinin her katılımcıyla tek tek ilgilenmesi, misafirlerini kendi evlerindeymiş gibi hissettirmesi ve organizasyon boyunca gösterdikleri özveri, bizim için en az yarışmanın kendisi kadar kıymetliydi. Bizim için Kapadokya’daki bu hafta sonu yalnızca bir yarışma değildi. Yeni dostlukların kurulduğu, eski dostlukların tazelendiği; okların uçtuğu, sohbetlerin uzadığı, müziğin ve kahkahanın eksik olmadığı, anıların yeniden canlandığı güzel bir buluşmaydı. Bize böylesine güzel bir hafta sonu yaşatan, kendimizi evimizde gibi hissettiren kardeş kulübümüz Gökbörü Geleneksel Spor Kulübü ailesine gönülden teşekkür ediyoruz. Başta Fethi ve Ferhat Yöndemli olmak üzere emeği geçen tüm Gökbörü ailesine, Uçhisar Belediyesi’ne ve organizasyonda katkısı bulunan herkese teşekkürlerimizi sunarız. Ve elbette… Bu güzel organizasyonun asıl anlamını bize bir kez daha hatırlatan merhum kabzadaşımız İbrahim İnan’ı sevgi ve rahmetle anıyoruz. Sevenlerine ve Gökbörü ailesine sabırlar diliyoruz. İbrahim’in söylediği gibi: “BU OK HEP UÇACAK!” ![]() |