Atlı Okçunun Hedef Atışı Disiplinleri




Atlı Okçunun Hedef Atışı Disiplinleri

Atlı okçunun hedef atışı disiplinleri, daha iyi anlaşılması için iki alt kategoride incelenebilir. Her ikisi de adlarını okla vurulan hedeften alan bu disiplinlerden kabak, bu işi için tahsis edilmiş meydanlarda (Meydan-ü’l Kabak ya da kabak meydanı) oynanan bir oyun, bir binicilik ve okçuluk gösterisidir. Meydanın ortasına dikilmiş uzun bir direğin tepesine, bir su kabağı ya da buna benzer altın kupa, metal top, hattâ içinde canlı kuş bulunan bir kafes konur. Binici meydanın bir köşesinden okunu gezlemiş vaziyette girer, atını dörtnala kaldırır, son hızla direğin 1 arşın yanından geçerken döneri atın boynu üzerine yatar ve okunu hedefe atar.

Bu şekilde atış yapmak, hem okçuluk hem binicilik hünerlerinin en üst noktasıdır. Bazı araştırmacılar bu oyunun bir savaş idmanı olduğunu, kale surları gibi yüksek bir yapının yanından atını hızla sürüp düşmanların yerine tespit etmek, son hızla düşman mızrak ve oklarından kaçarken isabetli atışlarla karşılık vermek için olduğuna inanırlar. 17. yüzyıla kadar popülaritesini koruyan bu oyun, muhtemelen okçuluk ve binicilik hünerinin sergilendiği bir gösteriydi.

Kıgaç, etimolojik olarak  “kakmak“ sözcüğüyle ilişkili görünen, yer seviyesine yerleştirilmiş her tip hedef için kullanışan genel bir tabir gibi durmaktadır. Yere dikilmiş sırıkların ucundaki daire şekilli (el putasına benzeyen hedeflere) veya yerdeki bir toprak yığınına ok atan süvariler minyatürlerden görülmektedir.